dikmek yok etmek değil...
saklamak ta...
dikmek; kapatmak...
sarıp sarmalamak sadece...
anladım.
sol bileğinde yazıyordu kayıp çocuğun adresi;
"buraya ait değilim"
"-bende..."
diyebildim ona sağ bileğimi göstererek...
okuyamadı.
-uçurtmanın ipini bırakmadığın sürece uçurtma senindir...
dedim.
-hiç tutmadım ki...
demedi.
-deseydin böyle olmazdı...
demedim...
....
-anlat onlara! anlat benim yerime! söz ver bana cem!...
....
avuç içlerime göz yaşları değiyordu...
sarıldım... otur dedim...
üç adım geriye gittim ondan...
bir fail nasıl bu kadar meçhul görünebilirdi...
gitmek istiyorum.
bir de uyumak.
anestezi... alkol... duman...
her ne gerekiyorsa o...
ama gitmek istiyorum burdan hemen şimdi...
...
sonra telefonum çaldı.
-bileklerimi keser misin? ..diyordu ismini bilmediğim siyah ojeli bir kız.
"yağmur"
ne keskin bir şarkı...
...
o sözünü tutmadı.
ben de tutmayacağım.
.
01 01 2007 istanbul
"Geçerken uğramadı bu yaşlar gözüne, boşuna akmıyor eminim" O'nun kadar...
O;
Bir tebessümünde bin iyiliği barındıran...
Tüm kayıpların "bulunduğu" yer...
Eğer isterse değil, istemi dışında da var olmasıyla aydınlatan karanlığı...
İsmiyle, cismiyle tek...
Kelimeleri mahçup, çabası kifayetsiz... ki;
ANLADIM.
(Büyük kelime "ANLADIM" ... Küçük bir kelime kalıyor yanında "ADLANDIRAMADIM")
Birine sarılmak değil, sarınmak olsa olsa bu.
Nefesiyle sisi kaldırıp, gözyaşlarıyla buzları eritti...
Orman net görünüyor şimdi yine... Kaybolmaya hazırım...
-Bu eldiveni sağ eline giy...
-Sen?
-Ben artık üşüyen sol elinim..
-...
-Sen üşüyen sağ elim...
"-Böyle olacağını biliyordum" dedi..
- (ben de...)
19.12.2006
şarkı biter...
ardından son bir tuşa basar piyanist...
adam bardağına uzanır..
bir yudum su alır.
son alkış sesiyle sahneden kaybolur.
sahne hala sıcaktır.
enstrumanlarda parmak izleri taze.
kapılar açılır.
serin gelir dışardan.
müziğin tınılarıyla ağırlaşmış hava dağılır.
eve yürümemek istemektedir en çok adam.
başka hiç bir şeyi hatırlamaz geceden.
...
30.11.1980
sonbaharın son gününe yetişmeye çalışan bir cümle sahibi gibi...
Aşk Bu Gece Şehri Terk Etti.
tüm dünya zamanlarının dışında
gece - gündüz...
bekleten..
ne Nazlı bir şiirmiş doğuranın ismi gibi.
...
birazdan dışarı çıkacağım.
sokağımızın başındaki "anlaşmak isteyen hayat kadınları" çoktan anlaşmışlardır...
anlamayarak... anlaşılmayarak...
uyuyordur sokak.
kimseyi görmeyi ummuyorum.
biraz acıktım.
...
biri dedi ki:
aşk nedir?
diğeri dedi ki:
aşk;
güneş yerine doğmasını istediğin, ay yerine batmasını istediğin şeydir.
biri dedi ki:
bunu yazmalıyım.
...
gidip bir şarkı söyleyeceğim kaldırımlara.
...
düğüm.
yalnızlık şimdi bir küçük şehir, yollarından kar erir gelir...
üşütür bizi ıslatı verir, ellerindeki yağmur değil...
çarptım.. ama ağlamadım..
ağlamak kayıp çocuk bu şehirde..
kaçtım.. ama ağlamadım..
ağlamak düğüm düğüm düğüm gözlerimde..
saçtım.. ama toplamadım..
kalbimi kalbim kayıp bu şehirde..
yaktım.. ama ağlamadım..
ağlamak bana yasak içimde..
...
28.11.2006
06:45
taxim / istanbul
26.10.2007
23:11
"ben bir çocuğa inanmak istiyorum sende"
...
....
.....
......
....
..
.
daha fazla yağmur bekledim şarkımı sürümek için sokaklarda...
daha fazla yalan...
gerçeği söylemek için...
ve daha fazla kelime.. ses.. söz..
"söyleyebilmek"için değil...
izleyebilmek için "volkmenininde sesimi açan tırnakları siyah ojeli kızı"
tüm kırmızıları.. tüm mavileri.. tüm beyazları daha ıslak görmek için..
ve onarırken kendilerini..
metaneti yüzlerinden öpebilmek için..
...
beklemek..
bazen tüm duvarlar, yer, tavan aynı anda, aynı hızda yaklaşmaya başlar odanın merkez noktasına..
ortadasındır yaklaşmanın..
titreşimleri hisseder, sesleri duyarsın..
pencereler çatırdar, eşyalar kayar yerlerinden...
gri bir is kokusu gibidir, yayılır içeri konturbastan akan nota..
beklemek ağırdır..
daha yaklaşır duvarlar.. yer.. tavan..
ses daha büyür.. kalbin daha çok sıkışır yaklaşmanın ortasında..
iki kolunu açarsın, duvarlara değer avuç içlerin..
soğuğa, sıcaktır şimdi savaşın.
dişlerini sıkar gözbebeklerini büyütürsün..
duvarlar yaklaşır.. yer.. tavan..
dudağından bir dua düşer yere, küçük bir kristal gibi tuz buz olur kelimen..
kolların kapanır kendine.. omuzların sıkışır..
daha derin nefes alıp verirsin.
başını yukarı kaldırır Tanrı'yı görmeye çalışırsın tavanda..
...
ayak parmaklarına duvarların değdiği yerde biter sukunetin..
"eğer çok güçlü bağırırsan durdurabilirsin tüm duvarları.. yeri.. tavanı.."
sanırsın..
oysa beklemek.. daha güçlü, daha gür bir çığlıktır duvarları delik deşik eden.
vazgeçmeden.. pes etmeden.. yenilmeden..
beklemek..
daha fazla yağmur.. daha fazla rüzgar.. daha fazla üşümek..
ve daha ıslak yürümek için sokaklarda..
eylülde değil.. "kasımda" ...
edirne
07.09.2006
11:20
En sevdiğim şarkı şu günlerde..
KRAL ÖLDÜ.. ŞEHİR DÜŞTÜ..
Sevgili Cenk TANER..
Demişki bir de..
"Şimdi ne o'yuz.. Şimdi ne şu'yuz.. Artık biz buyuz.. Bu.."
Sanat.. Ne büyük bir aşk hepimizi delik deşik eden rengarenk kurşunlarıyla..
Ve hepimize ne çok yakışıyor o rengarenk kurşunlarla delik deşik eden aşk..
Yaralarımız ne çok benziyor birbirine..
...
Sema'nın tablolarıyla uyanıyorum sabahları beyoğlunda.
Sema BİCİK..
Eskimiş boya kokusu.. Yaşanmış.. Yaşamış.. Yaşlanmış tualler..
Gece dört bir yanımda gözleri üstümde,
anne duası gibi koruyorlar beni sanki kötüden..
O'nu izliyorum sevişirken boyalarıyla tuallerinin üstünde sanatıyla..
Kanatlarını görüyorum.. Fırçasını görüyorum..
Dünyayı ne renge boyadığını görüyorum tek hamlede..
İçerden Selva sesleniyor..
Selva ERDENER..
Pekmez gibi koyu akan sesiyle..
"Sen.. Sen.. Sen.. Yok olabilirsin..
Ve bende yok olabilirim..
Seni sevmiş olmam yok olabilir mi?"
...
Durduramıyorum içimdeki sesleri..
Selva'yla yürüyorum O'nun bahçesinde..
İyi ki tanıştırmış beni Savaş Deniz O'nunla...
Pencereden bakıyorum şehre..
Masalımı bozuyor bir hit (!)...
Ticarethanelerden kirli sesler geliyor..
"İnsanlar bunu istiyor" diyor tüccarlar.
"Kirli sesler.. Kirli ritimler.. Kirli para için..
Kirlen.. Kirlet müziği.."
"Çocuğunu sat.. Kirala sevgilini.."
"Beş yaşındaki çocuğa izlet.. Dinlet..
Ezberlet..
Prime-Time (!) da yayınla bir fahişenin şarkı sözlerini"
"Herkes görsün öğrensin ana haber bültenlerinde ırzımıza geçen yakışıklı,
genç şarkıcıyı"
"İnsanlar bunu istiyor" diyor hala..
"Arz-talep" diyor..
Pencereyi kapatıyorum kabustan uyanır yataktan fırlar gibi ter telaş..
"BİZDEN UZAK DURUN OROSPU ÇOCUKLARI!!!"
"Tek krallığımız kaldı topraklarımızda.."
"Adına inanç diyoruz."
"O'na yaklaşırsanız, elinizi uzatırsanız,
"Sizi kendi bokunuzda boğacağım"
diyor.. İçerdeki müzik..
devamıda şöyle şarkının;
...Hüzün.. yalnızlığım dokunuyor bana..
...Gri bir öğle sonrasında hafifçe gülümseyen bir fotoğrafsın işte...
...Soğuk ellerin avuçlarımda..
..Bir fotoğrafsın işte..
(Fethi Taner ve Toplama adamlar)
beyoğlu/istanbul
05.09.2006
02:46
metro jetonu.. elli kuruş... ve özgürlük...
İstiklal caddesinde yürümeyi seviyor bütün renkli çocuklar.
Ve çok yakışıyor onlara tekrar sökülmeyi bekleyen kaldırımlar.
Onlar yol olmasada yürüyebilir. Hep. Heryere.
Ama onlar olmadan yol.. çok anlamsız olurdu. Hep. Heryerde.
Sağımda dram, solumda trajedi heykellerinin ortasından bir mucize akıyor yüzüme.Burda umut
ölmemiş ben gideli..
Geceleri terasları izliyorum..
Kapıları kilitli müşterisiz barlarda sevişiyor aşıklar..
Kimsenin dinlemediği şarkıcı hala aynı şarkıyı söylüyor avaz avaz..
Orda bir kız hala fal bakıyor yalan duymayı seven adama..
Bazı evlerin ışığı hiç yanmıyor..
Büyük otellerse zengin fahişeleri gibi şehrin.. Işıl ışıl..
En çok beklediğim eylül ayı oldu bu eylül.
Yüzümü yıkamalıyım.
Saçımı taramalıyım.
Hava biraz daha soğumalı..
Ben biraz daha..
...
Birde..
Yağmur daha sık yağmalı..
Islanarak çarpmalı "yağmur" kulaklarına, kalplerine o güzel beyoğlu çocuklarının.
beyoğlu/istanbul
16.06.2006
10:58
...bir filmde duydugum bir cümle;
"saat o kadar geç ki... yeni gün için
erken bile denilebilir..."
Cemadrian.com yeniden dogmak üzere.
Göz kapaklarim normalin 3 kati agirliginda :)
Herseyin bunca VAZGEÇME!'den sonra böyle bir
renkle yeniden baslamasi,
bir gün günesin sari degil mavi dogmasi
kadar büyüleyici.
ve benim aklimda tek bir sarkiyi
dinlemek var yeniden...
Dinle senin suçun degil...
Emir daglarin ötesinden gelir...
Bunlar senin suçun degil...
Göklerden yagan yagmur... Yalan degil...
Bir sey var...
Görünmeyen bir yol...
Upuzun ve dar kapilar...
Bir yer var...
Soguk, sessiz rüzgarlardan... daha...
VAZGEÇME!